Köşemiz’ Kategorisi için Arşiv
Rauf Denktaş ve KKTC’ye dair…
17 Ocak 2012 Yazan Haber Editör
Son günlerde gündemimizin başlıca konusu Rauf DENKTAŞ, yaşamı, yaptıkları ve ölümü. ‘Allah amelince rahmet etsin’ demekten öte yapılacak birşey yoktu aslında. Ama umum-i manzara öyle bir hal aldı ki, Rauf beyi kahraman yapanlar, eşsiz lider gibi görenler, mücadele timsali sayanlar kuşkusuz bizleri şaşkınlık içinde bıraktı.
Deyim yerindeyse ‘hiç kaçırmadığımız’, “seçkin” Tv yarışmalarından birisi olan “Milyoner”in deneyimli sunucusu Kenan IŞIK’ın yarışmacılarından Aydilek EREM adlı bir hanımefendinin Rauf DENKTAŞ cevaplı bir soruyu bilememesi akabinde Kenan IŞIK’ın “Bu soruyu nasıl bilemezsiniz?” tarzında oldukça talihsiz bir çıkış yapması insanımızdaki mübalağalı Rauf DENKTAŞ sevgisinin ne denli durumda olduğunu bariz bir biçimde ortaya koyuyor.
Rauf DENKTAŞ 32 sene KKTC’de Cumhurbaşkanlığı yapmış bir despot. Kudretini milletinden değilde, derin yapılanmalardan, MİT’ten alan bir lider. Bu cümlelerimize muhalefet edecek, bizleri ‘RUMCU’, Yunan dostu diye lanse edecek bir sürü ummi insan var ki bunlarla vakit kaybetmek yersiz. Çünkü dikkatinizi çekmek istediğimiz nokta bu değil.
Neden KKTC’nin varlığını sorgulamıyoruz?
Özerklik isteyen Pkk menşeili siyasi harekete karşı açık bir duruşumuz var. ”Ecdadın, binlerce şehidin emanetini böldürmeyiz” diyoruz. Çokta haklıyız bu duruşumuzda! Milyonlarca kilometrekare’lik cihan devletinden elimizde bir tek anadolu coğrafyası kalmış, elbette ecdadın imanın verdiği kuvvetle kanlarını döktüğü aziz toprakları ‘köhne’ Rus ideolojileriyle beyni sulanmış 3-5 insana bırakmayacağız. Bırakmıyoruz da.
Fakat ayrılıkçı, şer odaklı, Pkk perspektifli siyasi hareketine karşılık sahip olduğumuz duyarlılık homojen bir yapıda değil ne yazık ki. Bir avuç olmasına rağmen vakt-i zamanında birçok vatan evladını şehit verdiğimiz Kıbrıs ayrı bir devlet! Hiç öyle “özektir”, “yavru vatandır” savunmalarına girişmeyiniz. Türkiye Cumhuriyeti’nden beslenen aynı zamanda Türkiye yönetimine “Ha..S..tir” diyecek kadar aşağılık bir durumda olan bağımsız bir yapı var orada.
Bir din görevlisinin yaz aylarında Kur’an Kursu hizmeti projesinin olduğunu açıkladığında bu ne “çağdışılık”, bu ne “gericilik” diyen bir ideoloji var orada!
İslama karşı gereken saygıyı göstermeyen ve halkını islamdan soyutlamaya çalışan bir zihniyet var orada!
Ne olsa RTÜK burada yok diye şer kusan yayıncılar var orada! (İsmini anmaya bile lüzum görmüyorum, bilenler bilir)
Neden daha hala KKTC’nin varlığını sorgulamıyoruz? Hiçbir dünya ülkesinin tanımadığı, Türkiye’mizin beyhude bir şekilde enerjisini, gücünü, itibarını harcadığı bu oluşumun varlığını daha ne zaman sorgulayacağız?
Dininden, milletinden, kültüründen uzaklaşmış, köhne bir hale girmiş bu yapıya ne borcumuz varki diyet ödüyoruz? Sözü uzatmaya gerek yok. Çözüm basit!
Plaka hazır
82 KIBRIS!
Yazının popülarite oranı: 3% [?]
Güvenli internet nedir, nasıl geçiş yapılır?
26 Aralık 2011 Yazan Haber EditörÇıktığı günden bu yana tartışmalara neden olan ‘Güvenli İnternet’ konusunda bazı merak edilen sorulara cevap arayan kullanıcılar öncelikle şunu iyi bilmelidir ki ‘Güvenli İnternet’ in bir sansür uygulaması olarak değerlendirilmesi doğru değildir. “İnternetime Dokunma” gibi provakatif eylemlerde bulunan kişi ve grupların söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır.
Güvenli İnternet uygulaması kişi insiyatifine bırakılmıştır ve asla zorunlu değildir. Anlaşılacağı üzere güvenli internet uygulamasını kullanmak istemeyen kullanıcılar filtresiz bir şekilde normal şekilde internet kullanımına devam edebilmektedir.
Sıkça sorulan bir diğer soru ise “Güvenli İnternet” uygulamasına nasıl geçiş yapılacağı konusundadır. Tüm servis sağlayıcıları için bu işlemi alttaki fotoğrafta gösterilen adımları tamamlayarak gerçekleştirebilirsiniz.
Yazının popülarite oranı: 1% [?]
Hayat Devam (mı) Ediyor?
10 Aralık 2011 Yazan Haber EditörBir zamanlar söylediğim “21. asrın en büyük silahlarından biri ‘sinema’dır” sözümün ne denli haklı olduğunu görmek için çok zeki olmaya gerek olmadığı kanaatindeyim. Nitekim yozlaştırma, zihin bulandırma, yanlış fikirleri aşılamakla meşgül olan şer odakları için sinema ve tv sektörü deyim yerindeyse biçilmiş bir kaftan.
Sözü fazla uzatmaya gerek yok. Para zoruyla insanların gözüne sokulan sinsi bir film daha. Dakika başı reklamı ve ‘Tekrarı Yok’ ibaresi. O kadar fazla reklamı yapılıyor ki her ne kadar saçma bile olsa insanlarda merak uyandırıyor. Reyting konusunu bir yana en fazla reklamı yapılan film konusunda rekorlar kitabına girmeli.
Hayat devam ediyor(muş) ve usta senarist Mahzun! Deyim yerindeyse ‘Sex’ten başka birşey düşünemeyen “mahzun” bir insan. Yatak sahneleriyle reyting uman bir zavallı. Neymiş 70′lik bir adam 15′lik bir kızı almış. Bu haraketi savunacak kadar izansız değiliz elbette. Fakat hergün haber sitelerinde, gazetelerde bilmem nerenin ünlüsü 60-65 yaşındaki adam 18′lik 19′luk kızlarla orda burda namüsait halde bir hayat sürerken, bu durum ‘çılgınlık’, ‘aşk’ adına manşet yapılıyor, tasvip ediliyor. Nedir bu tezat?
Büyük bir işgüzarlıkla böylesi bir film hazırlayan Mahzun bey, kliplerinde genç kızları açık saçık kullanıp malzeme yaparken hiç vicdanını yoklamadı mı acaba?
Filmin bahsi geçtiği bölgelere gitmek şöyle dursun haritada yerini bile bilmeyen insanların ‘hayatın gerçeklerini anlatan bir film’ diye pek komik bir yorum yapanlara ve yatak sahneleriyle ikinci bir ‘Fatmagül’ klasiği oluşturan ‘Mahzunlara’ Allah müstehakınızı versin demekten başka elimizden ne gelebilir ki?
Yazının popülarite oranı: 1% [?]
Sistem dosyalarına bulaşan virüsler
08 Aralık 2011 Yazan Haber Editör
Gelişen teknolojiye paralel olarak kendini yenileyen bilgisayar virüsleri kullanıcıların korkulu rüyası olmaya devam etmektedir. Kişisel güvenliğimizi tehlikeye atan, bilgisayarımızı ağırlaştıran, ağımızı sömüren ve daha pek çok zararı olan virüsler hackerlerın yeni stratejileriyle daha da etkili hala gelebilmektedir. Bazı virüsler kendine özgü bir yol ve isim yerine varolan uygulamalara kendini enjekte ederek daha iyi gizlenebilmektedir. Özellikle de Windows’un çalışması için gerekli olan temel uygulamalara enjekte olan bu virüsler kullanıcıyı daha da zora sokmaktadır. Sistemini zararlılara karşı bir güvenlik yazılımıyla taratan kullanıcı yazılımın sistem dosyasını virüslü olarak görüp silmesi sonucu çöken sistemi ile daha da mağdur olmaktadır.
Bu önemli soruna karşı yapılacak iki altın adım vardır:
1.Sistem dosyalarını yenileme
Windows kurulum cd’sini takın ve şu komutu verin
sfc/scannow
İşlemin tamamlanmasını bekleyin. Windows sistem dosyalarınız tamamen yenilecektir.
2. Antivirüs yazılımlarını bilinçli kullanma
Antivirüs yazılımların bulduğu zararlılara ilk direkt delete (sil) komutu vermeden önce dezenfekte etme seçeneğini kullanın.
Yazının popülarite oranı: 2% [?]
10 Kasım’a dair en anlamlı yazı
12 Kasım 2011 Yazan Haber Editörİyice abartılan ve anlamsız hale Kemalizm, 10 kasım matemlerine İnternethaber yazarından güzel bir yaklaşım. Kendisini kutluyor ve sözü uzamtadan yazısıyla sizi başbaşa bırakıyoruz.
Ufak bir mola tadındaki bayramın bitişi bizi yine soğuk ve acı gerçeklerle yüzyüze getirdi…

Van yine sallandı, “sağlamdır, buyrun kalın” denilen binalar yine yıkıldı…
Bu söze itimat etmenin bedelini hayatıyla ödeyenler oldu yine.
Depremle birlikte kaybolan hayatların yanında, bir kez daha kayboldu güvenler…
Varsa kalan güven duygusu da Van’da yıkılan son binalarla yıkıldı gitti…
Ne demişti Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar?
Daha 10 gün önce deprem olacağı söylentisine karşı ”Deprem açısından en güvenilir Van ve Erciş’tir. Yıkık binalara yaklaşılmasın. Bunun dışındaki binalara girilebilir” demişti.
Bir de yıkılan Bayram Otel’in sahibi var ki akıllara zarar. Mühendis getirtmiş ama mühendisler o binaya sağlam demişler.
Sonuç ortada…
Ne güveniyorsun mühendisine, bina sahibine, Bakanına, yetkilisine bu memleketin!
Bina sağlam mı değil mi sormayacaksın kimseye!
Hayır, sordun da ne oldu?
Otur bekle hele bi deprem olsun bak nasıl tescilli “rapor” veriyor sana.
Bedeli biraz ağır olur ama hiç değilse uyduruk olmaz!
BUGÜN 10 KASIM…
Kimilerine göre “Atatürk diktatör mü değil mi?” polemiklerinin üstüne ölüm yıldönümünü anmak çok daha manidar oldu!
“Kurtarıcı” vasfıyla özdeşleştirilip sonra da neredeyse ilahlaştırılan bir lider yaratmanın bedeli o liderin ne kadar ilahlaştırıldığıyla doğru orantılıdır.
Sadece biz de değil başka ülkelerde de görülen bir durum bu.
Aslında anayasayla korumaya çalışılan bir liderin “anayasanın” tartışıldığı ve sorgulandığı bir dönem geldiğinde tartışılması şaşılacak bir şey değil.
Tüm bu tartışmalar yaşanırken sizlere küçük bir hatırlatma!
Ne Atatürk’ü tapılacak bir ilaha dönüştürenler ne de onu “deccal” ilan edenler bu fanatizmden kurtulmadıkça Atatürk’ü doğru tahlil edemezler.
Hele hele konuya ”Atatürk’ü sevmek ya da sevmemek işte bütün mesele bu!” cihetinden bakan birini gördüğünüzde hemen oradan uzaklaşın. Çünkü böylelerine ne deseniz kar etmez duygulardan başka…
Ceyda IŞIK / İnternetHaber
Yazının popülarite oranı: 1% [?]
Nihat GENÇ’in babası belli mi?
05 Kasım 2011 Yazan Haber EditörAziz-i mübarek arefe gününde Cyber-Haber olarak üslubumuzu bozmamız adına tüm okuyuculardan özür diliyoruz.
Fakat bazen oluyor ki çileden çıkıyorsunuz. Neye hizmet ettiği belirsiz olan Nihat GENÇ adlı şerefsizin biri bu kalkıp suçu sadece ‘doğruları söylemek’ olan çok değerli bir hanımefendi yazar Nagehan Alçı’ya hakaretler savuruyor.
Hakaretine cevaben şu soruyu soruyoruz. Senin kaç tane baban var Nihat GENÇ ? Oda Tv’nin ve o ‘ağababalarının’ kimlere hizmet ettiğini bilmiyor mu bu millet?
Bilmiyoruz hangi genelevinin mahsülüsün olduğunu. Bunu kıymetli, pek çalışkan! anneceğine sormak gerek. Şunu bil ki senin gibi multi babalılarının Google’da üst sıralara çıkması için Cyber-Haber var.
Yazının popülarite oranı: 1% [?]
Bir müslüman evladı Steve JOBS
08 Ekim 2011 Yazan Haber EditörMerhaba sevgili dostlar. ‘Köşemiz’ bölümünde bugün o büyük teknoloji üstadını anacağız.
Bilişim dünyasına yön veren o eşsiz deha Steven JOBS’un ölümü başkalarını bilmem ama beni derinden etkiledi. Ölüme samimi bir inanış, her an ölümü düşünmek ve henüz erken bir yaşta veda etmek. Hiçbir zaman ölümü unutmayan bir insandı Steven abimiz. Kritik kararlarını vereceği zaman ‘Bugün ölecek olsaydım ne yapardım?’ sorusunu sorarak hayatını yönlendiren değerli bir insan. Bugün bizler iman ehilleri olarak ne acıdır ki ölümü çok az düşünüyoruz, ölüm bazen aklımıza bile gelmiyor! Ama Steven abimiz milyon dolarlık servet ve onca refahın içinde sürekli ölümden bahsediyor sürekli ölümü düşünüyor.
Çığır açan Mac’i Macintosh’u, Ipod’u, Iphone’u ile onun kariyerini satırlara sığdırmak elbette imkansız. Bilişim dünyasında hep bir adım önde oldu ve kimsenin hayal edemediğini etti. Arabasının garajında başladığı bu girişim dünyanın en büyük şirketlerinden birini doğurdu. Azmiyle, sabrıyla ve dehasıyla hep insanlık hizmetine en gözde teknolojileri sundu. Evet kıymetli dostlar yazıyoruz enine boyuna ama sormak isterim size şunu? Bunları yapan bir Abd, Avrupa çocuğu olabilir mi?
Ailesinden bahsetmenin tam yeri ve zamanı bence. Anne-Baba’sını sorsam size yanılmıyorum ki “Clara ve Paul Jobs” cevabını vereceksiniz. Teknoloji üstadı Steven JOBS abimiz Suriyeli bir müslüman Abdulfatthah JOHN. Abdulfattah JOHN yoksulluğun şiddetli bir surette hayatını işgal altına aldığı bir zamanda oğlunu Clara ve Paul Jobs adlı aileye evlatlık vermek zorunda kalıyor.
Ve bir örtbas edilen gerçeği de köşemizde yine kısa ve öz bir şekilde vurgulamış oluyoruz. Dünyaya, insanlığa hizmet üzere bir ömür süren, onca zenginliğe karşı hiç ölmeyecekmiş gibi yaşayacağına her gün ölümü düşünen o karakterli abimiz Steven JOBS bir müslüman evladı.
Böylesi özelliklerin bir başkasında olacağını düşünebiliyor muydunuz ki?
Yazının popülarite oranı: 5% [?]
Cem AKKILIÇ sanırız akıllanmadı?
22 Ağustos 2011 Yazan Haber EditörTravestilere türban taktırıp, kendi çapında dindar kesimi küçük düşürmeye çalışan ve daha önce ‘Köşemiz’ kategorisine konu olan Cem AKKILIÇ öyle görüyoruz ki daha akıllanmamış.
Free (Bedava) sisyemlerden blog alıp saçmala-karalama yapan Cem AKKILIÇ, duyduk ki Cyber-Haber için 20-25 ziyaretçisi olduğunu söylemiş.
Münasip bir şekilde kullanması için kendisine alttaki fotoyu hediye ediyoruz.
Sık sık botnet saldırsına uğrayan köhne sitelerini ‘tık alıyor’ diye hayal kuran Cem AKKILIÇ’a günaydın diyoruz.
O köhne sitelerini ya bizler elinden alacağız yada Google kapatacak, 3. bir şık yok. Ama bizler önce medeni bir şekilde şikayetimizi Google’a bildireceğiz. Bunun için arkadaşlarımız güzel bir program hazırladılar.

yazıyoruz ardından Şikayet et butonuna basıp programı öylece bırakıyoruz. Belli zaman aralıklarında sürekli şikayet edecek bir yazılım. Cem AKKILIÇ ahmakı için özel olarak hazırlayan Cw Lojistij grube teşekkür ediyoruz.
Programı indirmek için tıklayın.
Bundan sonra herkes ayağını denk alsın. Siber muhaletimizi gerçeğe döktürmeyin. Canınız yanmasın!
Yazının popülarite oranı: 5% [?]
TTNet’te inanılmaz Güvenlik Zaafiyeti!
20 Ağustos 2011 Yazan Haber Editör
444 0 375 numaralı müşteri hizmetleri numarasından internet sorunları hakkında işlem yaptığınızda modeminiz yeniden başlatılıyor. Üstelik hiçbir güvenlik sorusu ya da bilgi teyidi olmaksızın otomatik yapılan bu işlem bilgisayar korsanları için birer av hâline gelmiştir. Konu hakkında TTNET yetkililerine mail atıp durumu izah ettiğim hâlde herhangi bir gelişme sarf edilmemiş ve tarafıma herhangi bir cevap verilmemiştir.
Hizmet numaranızı ya da telefon numaranızı bilen biri başka hattan 444 0 375 arayabilir, operatöre bağlanmadan defalarca modeminizi yeniden başlatabilir. Bu durum da hoş olamaz elbette. O anda çok önemli bir sitede olduğunuzu düşününüz ve birden internet bağlantınız kopuyor. Elbette büyük çaplı veri kayıplarına uğrayabilirsiniz.
TTNET ne yapmalıydı?
Öncelikle eğer bu sistemi şart olarak görüyorsa en azından müşteri temsilcisi arayan kişiden bilgi teyidi isteyebilirdi. Ya da bir güvenlik sorusu bırakabilirdi.
Durum
Ancak görüyoruz ki büyük adam küçük düşündü yine. Ve büyük görünenler küçük hatalardan dolayı prestijlerini kaybetme doruğunda…
TTNET her zamanki gibi konunun üstünü örtmesini bilecek ve hiçbir şey yokmuş gibi davranacak. Ayrıca özür dilemeye bile gerek duymayacak belkide. Olan müşterilere olacak. Konu hakkında bilgisi olanlar seslerini yükseltmesini bilecek, bilgisi olmayanlar ne yapacak peki? Yazık değil mi bunca kullanıcıya? Yorumları okuyucularımıza bırakıyorum. Hepinizden ricam haklıysanız söz hakkının sizde olduğunu ve bu hakkı artık 444 0 375 arayarak hesabını sorarak değerlendirmenizi istiyorum. Umarım bu basit görünen durum bilgisayar korsanları tarafından farklı bir şekilde kullanılmaz.
TTNET olsun ya da olmasın söyleyeceğim sözler herkes için geçerlidir. Bir sistemi hizmete sunmadan önce test ediyor muyuz? Eksikliklerini, kötü yanlarını ve zararlarını analiz ediyor muyuz? Farkındayım biz sadece ürünü yapar sunarız. Müşteriye zarar da vermesini umursamayabiliyoruz.
TTNET A.ş.’nin bu büyük güvenlik zaafiyetini telafi etmesi dileğiyle…
Bilgin BERGE
Yazının popülarite oranı: bilinmiyor [?]
Nurettin COŞAN gerçekleri!
09 Haziran 2011 Yazan Haber EditörYazımız bazılarının kanına dokunduğundan; müslümanlar arasında ihtilaf çıkmasını istemediğimizden sansürlenmiştir.
Bu eylemimiz geri adım olarak algılanmasın. Yazımızı yüzlerce kişi okumuş ve artık gerçekleri idrak etmiştir.
Yazının popülarite oranı: 7% [?]









