Köşemiz’ Kategorisi için Arşiv
İnternet Medyası Yasası Hakkındaki düşüncelerimiz
06 Mayıs 2012 Yazan Haber Editör
İmzaya açılan ve internet haber sitelerinin yasal olarak tanınmasını öngören yasa taslağına ilişkin bir internet haber sitesi olarak Cyber Haber’in tutumunun ne olduğunu okuyucularımızla paylaşmak istedik.
Siber Haber Yasa taslağı hakkında ne düşünüyor?
Yasal olarak tanınmak, kaile alınmak elbette olumlu bir durum fakat söz konusu yasa tasarısının mahiyeti üzerinde de durmak gerekiyor. Yasa taslağını incelediğimizde şu husus dikkatimizi çekti:
MADDE 5- 5187 sayılı Basın Kanununun 7 nci maddesine beşinci fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“İnternet ortamında yayınlarını sürdüren İnternet haber siteleri faaliyetlerini, bu madde hükümleri ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun da belirtilen yer sağlayıcılık yükümlülüğüne uygun olarak yerine getirirler.”
Fahiş bir yanlışlık var! “Yer Sağlayıcılık” kavramı ile internet haberciliği arasında hiçbir ilgi ve alaka bulunmamakta. Nitekim internet haber siteleri “İçerik sağlayıcı” konumundadır.
Peki o zaman Yer Sağlayıcı ne anlama geliyor?
Yer sağlayıcı web sitelerinin yayın yapması için sunucularında alan (daha açık bir ifade ile sunucu sabit diskinden yer veren) anlamına gelmektedir. Hosting hizmeti veren kuruluşlar bu statüde anılıyor olup internet haber sitelerinin “Yer Sağlayıcılık” gibi bir fonksiyonu bulunmamaktadır. Nitekim haber siteleri “Yer Sağlayıcı” olmaktan öte “Yer Sağlayıcı”dan hizmet almaktadır.
Yer sağlayıcının 5651 sayılı kanundaki tanımı ise şudur:
m) Yer sağlayıcı: Hizmet ve içerikleri barındıran sistemleri sağlayan veya işleten gerçek veya tüzel kişiler
İnternet haber siteleri ise tam tersine ve 5651 sayılı kanundaki tanımına göre:
f) İçerik sağlayıcı: İnternet ortamı üzerinden kullanıcılara sunulan her türlü bilgi veya veriyi üreten, değiştiren ve sağlayan gerçek veya tüzel kişiler
Anlaşılacağı üzere internet haber siteleri içeriği barındıran değil (içerik sunucuda barınır), kanundaki ifadenin de belirttiği üzere içeriği üreten, değiştiren ve sağlayandır. Haliyle taslaktaki ilgili madde :
MADDE 5- 5187 sayılı Basın Kanununun 7 nci maddesine beşinci fıkra olarak aşağıdaki fıkra eklenmiştir.
“İnternet ortamında yayınlarını sürdüren İnternet haber siteleri faaliyetlerini, bu madde hükümleri ve 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun da belirtilen içerik sağlayıcılık yükümlülüğüne uygun olarak yerine getirirler.”
şeklinde değiştirmelidir. Bu madde de fahiş yanlışlıklar yapılmıştır.
Bir internet haber organı olarak taslağın bu şekliyle yasalaşmasını pek doğru bulmuyoruz.
Yasa çıkarsa tüm haber siteleri bu haktan yararlanmalı
Temennimiz odur ki tasarı yasalaşırsa isteyen tüm haber siteleri bundan yararlanabilmelidir. Birkaç haber sitesini kapsayacak bir tasarıya sıcak bakmamız elbet mümkün değil.
Tüm internet haber sitelerinin katkısıyla bir yasa tasarısı hazırlanmalı
İnternet haber sitelerinin fikirleri dikkate alınarak yepyeni bir taslak hazırlanmalı. Yeni yasa tasarısı hakkında tüm haber siteleri fikir beyan edebilmeli.
Resmi ilan/reklam maddesinde hem fikiriz
Sadece bu maddenin bile yasalaşması internet haberciliği adına önemli bir adımdır. Bu sayede resmi ilanların daha geniş bir kitleye ulaşacak olması ve internet haber sitelerinin bundan gelir elde etmesi faideli bir adım olacaktır.
Yazının popülarite oranı: 1% [?]
Bilgi Edinmek ‘Hakkınız’
25 Nisan 2012 Yazan Haber Editör
4982 sayılı Bilgi Edinme Hakkı kanununa göre kamu kurum ve kuruşlarından tüm vatandaşlar sorularına cevap alma hakkına sahiptir.
BİLGİ EDİNME HAKKI
Madde 4 – Herkes bilgi edinme hakkına sahiptir.
ifadesinden anlaşılacağı üzere tüm vatandaşlar bu hakka sahiptir. Kurum ve kuruluşların yükümlülükleri ilgili kanunda şu şekilde belirtilmiştir.
Madde 5 – Kurum ve kuruluşlar, bu Kanunda yer alan istisnalar dışındaki her türlü bilgi veya belgeyi başvuranların yararlanmasına sunmak ve bilgi edinme başvurularını etkin, süratli ve doğru sonuçlandırmak üzere, gerekli idari ve teknik tedbirleri almakla yükümlüdürler.
Bu kanuni haktan nasıl yararlanılır?
Kuruma posta yoluyla dilekçenizi yazmak birinci yoldur. Taahhütlü göndermeniz faydanıza olacaktır. Geri dönüş belirttiğiniz adrese yine posta yoluyla ulaşır.
İkinci ve en pratik yol ise e-posta’dır. İlgili kurum veya kuruşların web sitesindeki Bilgi Edinme bağlantılarını kullanıp, elektronik cevap seçeneğini işaretleyerek dilekçenizi gönderebilirsiniz. (Aynı işlemi E-Devlet ile de yapmanız mümkün.) Geri dönüş yine e-posta ile yapılır.
İlgili yasanın tamamı;
http://www.mevzuat.adalet.gov.tr/html/1303.html
adresindedir.
Yazının popülarite oranı: 1% [?]
Tablet ve Akıllı tahta projesine niye bu kadar taktınız?
24 Şubat 2012 Yazan Haber Editör“Bilişim teknolojilerinde gelişmeden, ülkelerin ve toplumların inkişaf etmesi imkansızdır.”
Ne acıdır ki ülkemiz bilişim teknolojilerinde oldukça geridedir ve bunun yanında bir bilgi toplumuna sahip değiliz. Kişi başına bir bilgisayarın bile düşmediği ülkemizde yüz binlerce internet abonesi olmasına rağmen bilişim teknolojileri konusunda yeterli bilgiye sahip olan bilinçli kullanıcı sayısı yok denecek kadar azdır. Hatta daha da ileri giderek ifade etmek istiyorum ki çoğu kullanıcının günde girdiği url sayısı 5-6′yı bile geçmiyordur belki.
Akıllara gelen ilk soru şu ki “Bilgisayar ve internet konusunda neden bu kadar gerideyiz?”
Cevabı gayet net. Bunun sebebi bilgisayar ve internet teknolojisinin ülkemiz de bir “lüks” ihtiyaç durumunda olması. Öyle ki internet faturalarımızdan %18 Kdv’nin yanında bir de %5 Öiv (Özel iletişim Vergisi) kesiliyor. Bu dünya tarihine geçecek bir ayıbımızdır. İnternet kullanımını “özel iletişim” olarak değerlendirip ek vergilerle ücretlendiren bir ülkeyiz.
Bu web sitesi siyaset değil teknolojik konuları ele almak üzere kurulmuştur ki siyaset yapmayı da, siyaset yazmayı da sevmez. Fakat teknolojik alanda bugüne kadar bizce en büyük atılımlardan birisi olan “Fatih Projesi”ni yürekten destekliyoruz. Klasik, ilkel kara tahtalar yerine dokunmatik “Akıllı tahtalar”; defter, kitap yerine ise tabletlerin düşünülmesi eğitim de devrim niteliğinde bir düşünce.
En önemlisi, bilgi toplumuna sahip olmayı hedefleyen bir ülke için gayet yerinde ve güzel bir hamle.
A partici olsun, B partici olsun; düşünen ve yapan kim olursa olsun, yanlışı eleştirmek doğruyu ise taktir etmek büyük bir erdemdir.
Öyle eleştiriler yapıldı ki, bunlardan bir kaçı:
“İnternet bağımlısı nesil yetiştirmeye çalışıyorsunuz”
“Çocukları defterden kalemden koparıyorsunuz.”
“Yeni neslin gözlerini bozacaksınız.”
Eleştirmek güzel birşey elbette fakat bu eleştirileri tebessümle karşıladım. Bu eleştirileri yönelten kıymetli yazarlarımıza olaya bir de şu açıdan bakmalarını naçizane rica ediyorum.
“Yaş kesen baş keser” düşüncesindeki medeniyetin, “Sizden biriniz elinde bir hurma fidanı varken kıyametin kopma vakti gelirse ve okıyamet kopmadan o fidanı dikme imkânı varsa, o kişi o fidanı hemen dikiversin!” diyen peygamberin dinine mensup olan bir millet olarak;
Sırf okullardaki kağıt israfı için bile bu projeye destek vermek durumundayız. Düşününüz ki her öğrenciye her yıl milyonlarca kitap imal ediliyor. Bunun maddi külfetini bir yana bırakın, bu kitapların imal edilebilmesi için binlerce ağaç kesiliyor.
Teknolojiyi bir tarafa bırakalım, içinde bir gram doğa sevgisi olan bir insanın bu projeye can-ı gönülden destek vermemesi için hiçbir sebep yok.
Tebeşir tozu ve mürekkeple sağlığını tehlikeye atmadan daha etkili bir biçimde “Akıllı tahtalarda” öğretmenlerimizin eğitim vermesinin kime ne zararı var?
Yazının popülarite oranı: 1% [?]
Güvenli internet nedir, nasıl geçiş yapılır?
26 Aralık 2011 Yazan Haber EditörÇıktığı günden bu yana tartışmalara neden olan ‘Güvenli İnternet’ konusunda bazı merak edilen sorulara cevap arayan kullanıcılar öncelikle şunu iyi bilmelidir ki ‘Güvenli İnternet’ in bir sansür uygulaması olarak değerlendirilmesi doğru değildir. “İnternetime Dokunma” gibi provakatif eylemlerde bulunan kişi ve grupların söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır.
Güvenli İnternet uygulaması kişi insiyatifine bırakılmıştır ve asla zorunlu değildir. Anlaşılacağı üzere güvenli internet uygulamasını kullanmak istemeyen kullanıcılar filtresiz bir şekilde normal şekilde internet kullanımına devam edebilmektedir.
Sıkça sorulan bir diğer soru ise “Güvenli İnternet” uygulamasına nasıl geçiş yapılacağı konusundadır. Tüm servis sağlayıcıları için bu işlemi alttaki fotoğrafta gösterilen adımları tamamlayarak gerçekleştirebilirsiniz.
Yazının popülarite oranı: 2% [?]
Hayat Devam (mı) Ediyor?
10 Aralık 2011 Yazan Haber EditörBir zamanlar söylediğim “21. asrın en büyük silahlarından biri ‘sinema’dır” sözümün ne denli haklı olduğunu görmek için çok zeki olmaya gerek olmadığı kanaatindeyim. Nitekim yozlaştırma, zihin bulandırma, yanlış fikirleri aşılamakla meşgül olan şer odakları için sinema ve tv sektörü deyim yerindeyse biçilmiş bir kaftan.
Sözü fazla uzatmaya gerek yok. Para zoruyla insanların gözüne sokulan sinsi bir film daha. Dakika başı reklamı ve ‘Tekrarı Yok’ ibaresi. O kadar fazla reklamı yapılıyor ki her ne kadar saçma bile olsa insanlarda merak uyandırıyor. Reyting konusunu bir yana en fazla reklamı yapılan film konusunda rekorlar kitabına girmeli.
Hayat devam ediyor(muş) ve usta senarist Mahzun! Deyim yerindeyse ‘Sex’ten başka birşey düşünemeyen “mahzun” bir insan. Yatak sahneleriyle reyting uman bir zavallı. Neymiş 70′lik bir adam 15′lik bir kızı almış. Bu haraketi savunacak kadar izansız değiliz elbette. Fakat hergün haber sitelerinde, gazetelerde bilmem nerenin ünlüsü 60-65 yaşındaki adam 18′lik 19′luk kızlarla orda burda namüsait halde bir hayat sürerken, bu durum ‘çılgınlık’, ‘aşk’ adına manşet yapılıyor, tasvip ediliyor. Nedir bu tezat?
Büyük bir işgüzarlıkla böylesi bir film hazırlayan Mahzun bey, kliplerinde genç kızları açık saçık kullanıp malzeme yaparken hiç vicdanını yoklamadı mı acaba?
Filmin bahsi geçtiği bölgelere gitmek şöyle dursun haritada yerini bile bilmeyen insanların ‘hayatın gerçeklerini anlatan bir film’ diye pek komik bir yorum yapanlara ve yatak sahneleriyle ikinci bir ‘Fatmagül’ klasiği oluşturan ‘Mahzunlara’ Allah müstehakınızı versin demekten başka elimizden ne gelebilir ki?
Yazının popülarite oranı: 1% [?]
Sistem dosyalarına bulaşan virüsler
08 Aralık 2011 Yazan Haber Editör
Gelişen teknolojiye paralel olarak kendini yenileyen bilgisayar virüsleri kullanıcıların korkulu rüyası olmaya devam etmektedir. Kişisel güvenliğimizi tehlikeye atan, bilgisayarımızı ağırlaştıran, ağımızı sömüren ve daha pek çok zararı olan virüsler hackerlerın yeni stratejileriyle daha da etkili hala gelebilmektedir. Bazı virüsler kendine özgü bir yol ve isim yerine varolan uygulamalara kendini enjekte ederek daha iyi gizlenebilmektedir. Özellikle de Windows’un çalışması için gerekli olan temel uygulamalara enjekte olan bu virüsler kullanıcıyı daha da zora sokmaktadır. Sistemini zararlılara karşı bir güvenlik yazılımıyla taratan kullanıcı yazılımın sistem dosyasını virüslü olarak görüp silmesi sonucu çöken sistemi ile daha da mağdur olmaktadır.
Bu önemli soruna karşı yapılacak iki altın adım vardır:
1.Sistem dosyalarını yenileme
Windows kurulum cd’sini takın ve şu komutu verin
sfc/scannow
İşlemin tamamlanmasını bekleyin. Windows sistem dosyalarınız tamamen yenilecektir.
2. Antivirüs yazılımlarını bilinçli kullanma
Antivirüs yazılımların bulduğu zararlılara ilk direkt delete (sil) komutu vermeden önce dezenfekte etme seçeneğini kullanın.
Yazının popülarite oranı: 3% [?]
Cem AKKILIÇ sanırız akıllanmadı?
22 Ağustos 2011 Yazan Haber EditörTravestilere türban taktırıp, kendi çapında dindar kesimi küçük düşürmeye çalışan ve daha önce ‘Köşemiz’ kategorisine konu olan Cem AKKILIÇ öyle görüyoruz ki daha akıllanmamış.
Free (Bedava) sistemlerden blog alıp saçmala-karalama yapan Cem AKKILIÇ, duyduk ki Cyber-Haber için 20-25 ziyaretçisi olduğunu söylemiş.
Münasip bir şekilde kullanması için kendisine alttaki fotoyu hediye ediyoruz.
Çoğul sayfa gösterimlerine bakarak ’sitem tık alıyor’ diye hayal kuran Cem AKKILIÇ’a günaydın diyoruz.
O köhne sitelerini ya mahkeme yada Google kapatacak, 3. bir şık yok. Bizler önce medeni bir şekilde şikayetimizi Google’a bildireceğiz. Bunun için arkadaşlarımız güzel bir program hazırladılar.

yazıyoruz ardından Şikayet et butonuna basıp programı öylece bırakıyoruz. Belli zaman aralıklarında sürekli şikayet edecek bir yazılım. Cem AKKILIÇ ahmakı için özel olarak hazırlayan Cw Lojistij grube teşekkür ediyoruz.
Programı indirmek için tıklayın.
Bundan sonra herkes ayağını denk alsın!
Güncellendi:
Söz konusu site Aile filtresi kapsamında fuhuş, müstehcenlik kategorisi içinde görülüp engellenmiştir. Bu ilk hukuki zafer olup devamı gelecektir.)
Yazının popülarite oranı: 8% [?]
Akıllı ol Cem AKKILIÇ!
08 Nisan 2011 Yazan Haber EditörMerhabalar Cyber-Haber okurları. Güzel bir günde iğrenç bir kişilikten bahsedeceğimiz için şimdiden bizi affediniz lütfen. Ama bazı şeref fakirlerini, bazı akıl özürlüleri pek mana yoksunu eylemlerini deşifre etmekte fayda olacağını düşünüyoruz.
Yıllardır milyonlarca insanın tabi olduğu İslamı küçük düşürmeye, onun koyduğu prensipleri yok saymaya ve onun mucizelerini yalanmaya çalıştılar. Başarabildiler mi peki? Elbette hayır. Kuranı hakim ve ahseni din İslam, manevi tokatını fasığın ve küffarın suretine en kudretli bir biçimde nakşettirmiştir. Hiçbir akıl, hiçbir beyin, hiçbir ademi irade Kur’an-ı Hakimin asırlar önceden bildirdiğini hakikatin üstüne bir şey koymadı ve koyamıyorda. Ama küffar ve fasık bunlara rağmen İslama olan kinlerinin bir dirhemini bile zayi etmeden İslam üzerine taarruz eylemeden vazgeçmedi. Aziz İslamı, yüce Kur’an-ı ve bunların nezih hakikatlerini halkın nezdinde çürütemeyen mahluk-u reziller çareyi hali İslama değil, ona iman edenleri küçük düşürüp, onlara iftira etmekte buldular.
28 Şubatı, Fadime Şahin metodunu vs. zaten gördük, yaşadık. Bugün sizlere bambaşka bir insan müsveddesinden bahsedeceğim. Cem AKKILIÇ! Vazifesi ne? İffetimiz üzerinden bizi yıpratmaya çalışmak. Yıllardır bu ülkede başörtüsü tartışılır durur. Kimi Arap uydurması der, kimi dinin emri değil der, kimi siyasi sembol der, kısacası herkes kendine göre bir kulp takar, tanım öne sürer. Fakat işin özü gayet bariz bir şekilde ortadadır ki başörtüsü iffeti muhafazanın en mühim bir aracıdır. Cem AKKILIÇ adlı mahluku rezil ise bu konuda şöyle bir görev almıştır ki pek dehşet vericidir. Başörtülü hanımlarımızla iffetsizliği yan yana getirmek ve aziz dini İslamın en büyük kalesini yıkmaya çalışmak. Sana sesleniyoruz Cem Bey! Bu testin artık su götürmez. Bu millet böylesi numaraları yiyecek kadar safi ve akılsız değildir. Ahlaken çöküntüye uğramış 3-5 normal lisedeki kız talebesine “İmam Hatipli Sexy Kızlar” diyerek, sokaktan topladığın 3-5 travesti kılıklı insanın başına eşarp montajlayıp “Türbanlılar sokakta bile sevişiyor” demekle bu iş yürümez! Hani eskiden bir reklam vardı ya, “Çok çalışman gerek senin çoook!” Bu tür aciz işlerle ne tesettürün değerini, nede tesettürlü iffetli hanımların kıymetini düşürebilirsin. Senin bu yaptığın necaset içerisinde geberen bir kedinin çırpınışlarından öte bir şey değildir.
Cyber-Haber okurları olarak bu densizliğe tepkisiz mi kalacağız? Yok artık daha neler dediğinizi duyar gibi oldum. Elbette sert bir suretle tokatımızı vuracağız. Tokattan kastım sitelerini şikayet etmek değil tabii kide. Bu sadece girizgah. Neler olacağını daha sonra bizzat kendisi görecek.
adresine gidiyoruz.
Bu işlemleri yapıyoruz. Ve devam ediyoruz.
adresine gidiyoruz.
“Blog Bilgisine” tıklayıp “İstenmeyen olarak rapor et” diyoruz. Ve devam ediyoruz.
sitesine gidiyoruz.
İşlemini yapıp devam ediyoruz.
sitesine gidiyoruz.
İşlemini yapıyoruz.
Yazının popülarite oranı: 46% [?]
Mecliste Alan adı polemiği
20 Şubat 2011 Yazan Haber EditörNic.Tr firmasından tescil ettiği meclistv.com.tr alan adına istinaden “Meclis Tv” isim hakkının kendisine ait olduğunu iddia eden vatandaş mecliste günün tebessüm ettiren olayı oldu.
Alan adını 200 bin Tl’ye Meclis Tv’ye devredebileceğini dile getiren vatandaşa Meclis Tv’nin telif hakkından sorumlu görevlisinden yanıt geldi.
Meclis Tv sorumlusu Feridun KEŞİR “Meclis Tv” patentinin kendilerinde olduğunu ve söz konusu alın adıyla ilgili taleplerinin olmadığını dile getirdi.
Nic.Tr firmasının bu tür karışıklıklarının çıkmaması adına biraz daha duyarlı davranmasını tavsiye ederiz.
Yazının popülarite oranı: 47% [?]
Ösym şifrenizi güncellemeyi unutmayın!
27 Ocak 2011 Yazan Haber Editör
Bu yıl ilk defa üniversite sınavına girecek olan adayların başvuru sırasında aldığı internet şifresi büyük önem taşıyor. Zira bu şifreyle artık eğitim hayatları boyunca girecekleri tüm sınavlara internet üzerinden başvuracaklar ve sınavlarıyla ilgili işlemleri yine bu şifre aracılığıyla online olarak Ösym arayüzünde yapacaklar. Sınava ilk defa girecek olan adayların başvuru belgelerindeki şifre, geçici şifre olup mutlaka değiştirilmesi gerekmektedir! Zaten kağıt üzerindeki şifreyle sisteme giriş yaptığınızda karşınıza şifre değiştirme ekranı çıkacaktır. Bu ekranda eski şifrenizi girip yeni şifrenizi iki kez yazarak şifre değiştirme işlemini tamamlayabilirsiniz. Sizler için önemli rol oynacak sınav işlemlerinin hepsinin bu sistemde yapılacağını unutmayarak sağlam bir şifre (alfanümerik) ve tahmin edilmesi zor olan bie gizli soru-cevap seçiniz.
Ayrıca üniversite sınavına ilk kez giren adaylar yine bu sistem üzerinden (http://ais.osym.gov.tr/) Kişisel Bilgilerinizi, Boy-Kilo’nuzu, İletişim Bilgilerinizi, Askeri Sınav İşlemlerinizi ve sınav merkezinizi rahatlıkla değiştirebilirsiniz.
Yazının popülarite oranı: 73% [?]














